Internet of Things: Algoritmik Trading

Geçtiğimiz 3 yıl boyunca pazarlama ve iletişim sektörü olarak hunharca tükettiğimiz Big Data kavramından sonra, sunumlarda paketlenmeye aday, şu sıralar iyice karşımıza çıkan bir başka şey var: Internet of Things (IoT). Türkçe adıyla Nesnelerin İnterneti.

“Internet of Things: Algoritmik Trading” okumaya devam et

Depresif Bahçenin Başarısı

Modern dünyanın insanı ağır depresyonda. Evet, bu zaten yıllar önce konulan bir teşhis. Ama özellikle son bir yıldır neredeyse tüm kitapçılarda çok satanlar listesinin ilk dördünü yetişkinlere özel boyama kitabı kaplıyorsa, bir şeyler yolunda gitmiyor. Ya da gidiyor? Stabilo, Faber-Castell, Bic ve Papermate eminim tarihlerinde böyle bir satış grafiği yakalamamıştır.Şu veya bu sebepten dolayı bunalmış insan artık daha fazla düşünüp kafasını yakmak istemiyor ve çareyi bu pratik terapi yönteminde buluyor. Puzzle, maket ve bulmaca da aynı derde çare oluyordu, ancak hiçbiri bu boyama kitapları kadar pratik olmadı.

“Depresif Bahçenin Başarısı” okumaya devam et

Fikrin temel motivasyonunu yok edemezsin.

Foursquare ekibi daha fazla direnemedi ve Swarm’a mayorluk özelliğini geri getirdi.

Daha önce sadece bir rozet olan Swarm, bir yılı aşkın süredir konum bildirim servisi niteliğinde Foursquare’e yarı bağımlı bir app olarak hayatına devam ediyor. Foursquare de, kullanıcıların gittiği mekanlara puan ve not verdiği, karakterini tam bulamamış bir uygulamaya dönüştü bana kalırsa. Swarm’a eklenen özellikler arasında rozetlerin sticker’a evrimi, mayorlukların kaldırılması ve bal kabağı renginde bir arayüzü sayabiliriz. Şimdi buraya dikkat: mayorluklar kaldırıldı.

“Fikrin temel motivasyonunu yok edemezsin.” okumaya devam et

Reklam sanıp tıklamıyor.

Sponsored

Sponsored

Sponsored

Sosyal medya platformlarında artan rekabet ile birlikte markalara da pek çok farklı içerik paylaşabilme imkanı doğdu. Facebook sayfalarındaki çoğu içeriğin altında “Şimdi Alışveriş Yap, Daha Fazla Bilgi Al, Kaydol, Şimdi Rezervasyon Yap, İndir” gibi butonlar görmeye başladık. Twitter yine aynı bir işlevle Cards fikrini hayata geçirdi. Youtube’da uzun süredir harici link eklenebilen ekran üstü balon ekleme özelliği mevcut. Benzer birkaç örnek de böyle sıralanabilir.

“Reklam sanıp tıklamıyor.” okumaya devam et

Teknolojinin bize yetişmesini bekliyoruz.

Hız, erişim, ulaşım, kısa yol, kolaylık, eş zamanlılık, ölçümleme, yorumlama, ses ve görüntü kalitesi… Bunlar teknoloji denilen kavramın günümüzde ilk akla gelen silahları.

Çağdaş yaşam kalitesini (sözüm ona) yükseltme vaadinde bulunan teknoloji kavramı şöyle dursun, günümüz insanı o kadar hızlı tüketmeye başladı ki, artık “daha iyisi” ölçütünü kendisi belirliyor.

“Teknolojinin bize yetişmesini bekliyoruz.” okumaya devam et

Açık Brief: Ne konuşalım?

– Telefonunuzu evde unuttuğunuzu düşünelim. Akşam dönene dek sizi en çok kim aramış olur? [GSM Operatörü]
Bu akşamınızı hangi diziyi izleyerek geçirmeyi planlıyorsunuz?[Finans]
– 2014’ün son tatilinde ne yapıyorsun? 🙂 [Giyim]
Facebook’tan ekleme talebi gönderdikten sonra ben…(+şaşkın kediler fotoğrafı) [Internet Hizmeti]
Günaydın! Sıcak bir kahve ile haftaya güzel bir başlangıç, yeni yıla hazırlık yapın ❤ [E-ticaret]
Hafta sonu kahvaltılarınızı biraz farklılaştırmaya ne dersiniz?[Finans]
Günaydın! Sürprizlerle dolu bir Pazar geçirmeniz dileğiyle 🙂 [E-Ticaret]
Telefonunuzda en çok kimin fotoğrafı var? [GSM Operatörü]

Bunlar Türkiye’nin en fazla takipçiye sahip farklı sektörlerden markaların Twitter hesaplarından yayınlanan tweet’lerden bazıları.

“Açık Brief: Ne konuşalım?” okumaya devam et

Starbucks Card: Sadece bu kadar mı?

Kahve dükkanlarının müşterilerine sunduğu bazı küçük jestler var.

En bilineni elbette X sayıda kahve alana 1 adet X boy kahve hediyesi.Bu uygulamayı Starbucks, Caffê Nero, Krispy Kreme ve John’s Coffee‘de gördüm. Mutlaka başka kahve dükkanlarında da vardır.

“Starbucks Card: Sadece bu kadar mı?” okumaya devam et

2015: Big Data’nın şişirilmeyeceği bir yıl…

Aslında bu benim temennim. Çünkü sektörün kesinlikle artık veri madenciliği ile ilgili konuşulanlara daha gerçekçi bakması gerektiğini düşünüyorum.

“2015: Big Data’nın şişirilmeyeceği bir yıl…” okumaya devam et

Zor Markaların Online İletişimi

“Keşke pazarladığımız ürün gofret gibi bi’şey olsa.”

Evet, bu cümleyi ajanslardaki çoğu müşteri temsilcisi toplantılarda işitmiştir. “Biz şöyle bir markayız, bizim kitlemiz çok daha niş, bize bu kampanya kurguları pek uymaz.” gibi. Markalar sosyal medyanın etinden sütünden faydalanmaya başlayalı rahat bir 5 yıl oldu. FMCG’den KOBİ’ye, devlete bağlı birimden derneklere kadar herkes pazarlamanın bu altın çocuğundan payını aldı, almaya da devam ediyor.

“Zor Markaların Online İletişimi” okumaya devam et

Facebook halen en iyi kampanya ortamı

Önceki yazımda Facebook’u bir kullanıcı gözüyle değerlendirmiştim. Bu defa da bir proje yöneticisi açısından bakmak istedim.

Teknolojide mobil kullanım tercihi hızla artmaya devam ededursun, markaların özellikle kullanıcı verisi elde etmede en çok işlerine gelen uygulama tabanı halen Facebook.

“Facebook halen en iyi kampanya ortamı” okumaya devam et

%d blogcu bunu beğendi: